- Kasabada Ekonomik Hayat

 

Kasabanın başlıca geçim kaynakları tarım, hayvancılık ve ticarettir.

 

 

- Tarım

 

Sav'da yetiştirilen ürün yelpazesi çok geniştir. Arpa, bugday gibi tahılların yanında, özellilikle elma, kiraz ve vişne başta olmak üzere meyvecilik çok yaygındır. Sulama imkânının olduğu yerlerde de fasulye, domates, biber gibi tarım ürünleri de yetiştirilmektedir. Özellikle kasabada "Çay(a)rası" diye bilinen yerde yetiştirilen domatesler meşhurdur. Kurulan sondajlarla sulanabilen arazi miktarı büyük oranda artmıştır. Şu an sürdürülmemekte ise de kasabamızda gül yetiştiriciliği de eskiden yapılan zirai işler arasındadır.

 

Kasabamızda bölgenin ihtiyacını karşılayacak kadar büyük bir soğuk hava deposu mevcuttur. Kasaba ve çevresinde yetişen meyvaların korunmasında kullanılmaktadır. Özellikle yetiştirilen elmalar soğuk hava deposunda saklanaraktan hasat mevsimi dışında satılarak kasabamız halkına gelir sağlamaktadır.

 

Son yıllarda tarımdan kazancın büyük oranda düşmesi veya kazançta herhangi bir istikrarın olmaması nedeniyle, ana geçim kaynağı olarak ticaretin payı son yıllarda daha da artmıştır. Bunda tarım arazilerinin verasetten dolayı günden güne küçülmesi, üretilen ürünlerin dış pazara aracısız aktarılamaması veya herhangi bir kooperatifleşmeye geçişin olmaması gibi faktörler etkilidir. Özellikle veraset sistemi dolayısıyla toprakların varisler arasında bölüşülmesi sırasında giderek küçülmesi kasabadaki tarımın geleceği açısından kaçınılmaz bir sona gidildiğinin bir sinyalidir. Küçülen araziler artık emek karşılığını vermeyecek hale gelmeden en kısa zamanda bir önlem alınması gerekmektedir. Bu durumda görev ancak varislere düşmektedir. Bu konuda bilinçli davranılması gerekmektedir.

 

 

- Hayvancılık

 

Önceleri önemli bir geçim kaynağı olan hayvancılık eskisi kadar olmasa da günümüzde de önemini korumaktadır. Özellikle kasabamızın davraz eteklerinde olması, su kaynaklarına yakın olması hasebiyle yeşillik bol olmakta ve dolayısıyla hayvancılık yapılabilecek alan çok fazladır.

 

Bu olanağın doğal bir sonucu olarak hayvancılık kasabada özellikle eskiden önemli bir geçim kaynağı olmaktaydı. Örneğin eskiden kasabanın en varlıklılarıçobanlar idi. Zenginllikleri sadece yetiştirdikleri hayvanlardan olmayıp, o hayvanları otlattıkları alanlarında kendilerine tahsis edilmiş olmasındandır. Kasabada yaşayan yaşı ilerlemişlerle konuşulduğunda eskiden hayvancılıkla uğraşanların diğerlerine göre nisbeten daha iyi konumda oldukları anlaşılmaktadır. Konuştuklarımızın ifadesiyle bu işle uğraşanların evlerinde her daim taze yoğurt, peynir ve tereyağı bulunmakaymış. Ayrıyeten eskiden tüketilen temel gıdalar arasında olan iç yağı (hayvansal yağ) da hayvan yetiştirilen evlerde oldukça fazla miktarda bulunup tüketilmekteymiş. Et tüketim olanağından bahsetmeye galiba gerek yoktur. Gözden kaçırılabilecek bir nokta hayvanla uğraşanların zaten sahip olduğu geniş arazilerinin olduğudur. Zaten tarımcılıkla hayvancılık birbirini tamamlayan unsurlar oldugu için hayvancılıkla uğraşanların zahiresi de doğal olarak boldur. En son olarak eskidenki duruma örnek niteliğinde bir anektodu sizinle paylaşalım. Hayvancılıkla uğraşan (çobanlık) bir ailenin oğlu olan Rahmetli Ali Gül dönemin en önemli okullarından olan “İdadi Mektebi - Rüşdiye” Mezunu'dur.

 

Günümüzde kasabamızda hayvancılıkla uğraşıp çobanlık yapanlar yine mevcuttur. Nisbeten yine de günümüzde sahip oldukları hayvan sayısıyla dogru orantılı olarak hali vakitleri yerindedir.

 

Bu konuda değinilmesi gereken diğer bir konu evlerde yapılan hayvancılıktır. Sınırlı sayıda hayvana bakılabilmektedir. Evlerde bulunan ahırlarda özellikle büyükbaş hayvancılık yapılmaktadır. Bu işi yapanlar çoğunlukla tarımla uğraşan, tarlasından kaldırdığı hasadı değerlendiren kimselerdir. Genelde bayanların uğraştığı evde hayvancılık faaliyeti evlere yerine göre yan gelir, yerine göre ana gelir vazifesi görmektedir.

 

Evde yapılan hayvancılığın da geleceği açısından ilerleyen zamanlarda kendini daha da hissettirecek sorunlar gözümektedir. Örnek vermek gerekirse fenni yem harcamaları önemli oranda artarken; aynı artışın süt ve etin fiyatında yeteri kadar yansımamadığı görülmektedir. Dahası nisbeten evdeki yetiştiricilik geleneksel yöntemlerle icra edilmekte olup, bazı durumlarda bakılan hayvan sayısı emeği koruyacak sayıda olmamaktadır. Günümüz rekabet koşullarında en kısa zamanda daha bilinçli hayvan yetiştiriciliğine geçilmesi gerekmektedir. Eğer bu iş yapılacaksa, tam anlamıyla bu işe yoğunlaşıp, uygun şartlar hazırlanarak daha çok sayıda hayvana bakılaraktan emeği koruyacak bir seviye getirilmelidir.

 

- Ticaret

Kasabanın Isparta'ya olan yakınlığı kendisine çok büyük bir avantaj sağlamaktadır. Dolayısıyla ticaret, kasabanın vazgeçilmezidir. Buradaki ticaretten kasdımız tarım ve hayvancılık harici yapılan ticarettir. Pek tabidir ki diğer iki faaliyette ticaret içermektedir.

 

Ticaret başlığı altında ilde yapılan esnaflık, özellikle inşaat sektöründe iş gücü ve ustalık, ve sanayide azımsanmayacak kadar olan nitelikli eleman gibi alt baslıklar vardır. Bu başlıkları daha da açtığımızda çok çesitli faaliyet alanlarının olduğu görülecektir. Bunları teker teker saymak yerine “Savlı Girişimciler” başlığında değineceğiz.

 

Her alanda kasabamızın atılım yapmasını beklediğimiz gibi bu alanda da bölgesinin önde gelen yerleşimlerinden biri olmasını dilemekteyiz. Bunun yolu da daha nitelikli ve kalifiyeli olmaktan geçmektedir. Nitelik kazanmak bakımından ugraşmak istediğimiz alanla ilgili iyi bir egitim almamız ve kendimizi geliştirmemiz gerekmektedir. Ayrıyeten artık doyuma ulaşmış Isprata pazarından ziyade gerek yurt dışı gerekse yurt içi gibi dış pazarlara açılmak gerekmektedir. Bu türden gelişmeye örnek olarak alanlarında öne çıkmış kasabamızın yakından bildiği iki kuruluşu Altın Nakliyat ve Kereste'yi ve Metamer Mermer Fabrikası'nı örnek gösterebiliriz.

 

Son nokta olarak diyebiliriz ki "Ne de olsa rızkın onda dokuzu ticaretteymiş". Bölgenin parlayan yıldızı olduğumuz günleri görmek dileğiyle....